Cuma, Ocak 16, 2009

AHIRA YAKIN OLMAK - İlyas Halil

Asinusten önce doğu illeri ocakta asude kardı. Yaz ortası ağaçların altında cilveli yar. Eylül dedi mi köyler kırlar nar, güz kızıl nardı.
Asinus Ağa köylüyü evinden barkından atıncaya kadar.
Sürgün olayı, karı bol, yağmuru belirsiz inen, nar kızaran üzüm bağları içinde Eşvan köyünde başladı.
Kısa bir süre içinde Asinus Anwa Ağa köyde kızdığı ineği keçiyi yerinden ağılından etti. Kurdun çakalın kucağına itti.
Olayın yankıları bir süre kulaktan kulağa yayıldı. Sonra sağırlar dehlizinde eridi gitti.
*
Bir güzel sonbahar günü Rumeli eşrafından Asinus Anwa Ağa, komşusu Egor’un evini barkını yıkarken semada bir iki damla su belirmiş. Yağmur çiselemeğe başlamıştı.
Çamaşır yıkayan Cece kadınlar Anwa Ağa’ya
“Ağam” demişler “Gökyüzü huzursuz. Burada uzun süre oyalanma. Köye dön.”
Ağa isini ancak yatsı namazında bitirmiş, köye ıslak dönmüştü. Dereyi yüzerek geçmiş sıpaya benziyordu. Uzun kulakları, boynu su içindeydi.
Ağanın ıslak olması köy halkına gülünç gelmiş, Cece kadınlardan biri Asinus’e “Ağam” dedi “Tutulduğuna yağmur derler. Bu meredin yağdığını bilmek için sırılsıklam ıslanmana gerek yoktu.”
Ağa, Cece kadının yersiz ikazına kızdı. O gece Cece kadını ve onu ıslak sanan köy halkını cezalandırmağa karar verdi.
*
Ertesi sabah Asinus Ağa’nın köylülere kızdığı bilinince, Köylüler Ağa’nın yağmurda ıslanmaması için Yağmur tanrısına dua etmeğe karar vermişler.

Köyün tavuk, tavsan ve inekleri Asinusun uzun kulaklarının her zaman kuru kalmasını Yağmur ve Güneş tanrısından istemeğe gittiler.
Kahin baykuş “Yağmur baba” dedi “Ağamızın ıslanmaması için, suyun neden oluştuğunu bilmesine gerek olmadığını, ama ıslatıcı bir sıvı olduğunu lütfen söyler misin?”
Cece Tavuk “Ulu Yağmur” dedi “Biz tavuklar korkak canız. Ulu Ağa ıslanmayı istemiyorsa tavuk gibi dikkatli olmasını tavsiye ederiz.”
Koyunlar “Şanlı Yağmur” dedi “Dedelerimiz bize balık olmadığımız için ıslanırsak bize hasta olacağımızı söylemişlerdi. Ulu ağamıza balık olmadığını hatırlatır mısın lütfen.”
İnek “Yağmur baba” dedi “Ben pek akıllı bir yaratık değilim. Ama Senden korkmayı dana iken öğrendim. Sen çiseleyince ahıra yakın olmak isterim. Asinus Ağa inek olmak ister mi bilmem?”
Köyde yaşayanlar Asinus Ağa’nın konağına gittiler. Tek ağızdan tavuklar gıdak dedi. Koyunlar meledi. İnekler böğürdü. Yağmur babadan sakınmasını söylediler.
“Ulu Ağamız seni ıslak görmek bizi üzdü” dediler “Bundan böyle çalıştığın tarlaya Yağmur babanın yağmaması için yalvardık.”
Asinus Ağa köylülerin onu kafasız sanmasına kızdı. Onu ıslak sanan, ıslak gören köylüleri Fizan’a sürmeğe karar verdi.
*
Ertesi sabah köy çığırtkanlarını köye saldı. Sürgün fermanını halka bildirdiler.
“Sevgili Asinuslular” diye bağırdılar”. Son günlerde aramızda bazı muzur yaratıkların köy düzenimizi bozmak istediklerini görüyorum. Ağanızın yağmurda salakça ıslandığına dair dedikodu yapıyorlar.
Bu muzur hayvanların huzur sever köyümüzü bırakıp gitmelerini istiyorum.
Yarın sabah yan yan yürüyen tavukların, yalan yanlış düşünen keçilerin, yan gören ineklerin, yan havlayan köpeklerin köyümüzü bırakıp gitmelerine karar verdim.
Bu köyde yıllarca yaşayıp bu ülkeyi sevmeyen Yan olan her can Fizan’a gidecektir. Yan olmanın cezası sürgündür.
Ertesi günü köyün hayvanları bebeleri sırtlarında enikleri peşlerinde yollara döküldü. Tavşanlar yolda ot bulup bulamıyacaklarından korkuyordu.
Tavuklar “Ulu ağamız biz ne uçmasını ne de yürümesini biliyoruz, suçumuzu affet, kulun kölen olalım burada kalalım” dediler.
Bazı köylü, komşularının evinden toprağından sürüldüğüne çok üzüldü. Bazıları gidenlerin kümeslerine ağıllarına sahip olacaklarına biraz sevindi.
*
Köyün güvercinleri köy damlarından olan biteni üzüntü ile seyretti. Biri “Yağmurun köye bu denli zorluk getireceğini hiç tahmin etmezdim” dedi “Oysa yağmur güzel bir doğa olaydır. Kuzulardan sıpalardan daha çocuk. Dağlardan ovalardan daha büyük daha uludur.
*
Bazı tavuklar inekler Fizan yolunda aç kurtlara yiyecek oldu. Cece tavuk, Kurdun ağzında, Yağmur babaya döndü “Ulu baba” dedi “Asinus Ağa beni köyden sürmeseydi. Bu aç kurda bir lokmalık yiyecek olacağıma yaşam boyu Ağama omletlik yumurta verirdim. Asinus oğlu Asinus bu gerçeği göremedi.”

İlyas Halil - 25 Ekim 2007

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home