Perşembe, Ağustos 02, 2007

Kumru Günlüğü


Epeydir sulamayı unuttuğum çiçeğe su dökmek için pencereyi açtım.
Derme çatma yuvada bir yumurta vardı.
Oysa haftalar önce fotografını çekiyorum diye bana kızıp yavrularını taşıyarak beni vicdan azabına sokan kumrunun ardından kirlettiği yerleri temizlemiştim.
Bu bir başka kumru olmalı?!...
Günler sonra yine çiçeğimi sulamadığımı hatırladım.
Elimdeki suyla yaklaştığımı gören kumru huysuzlandı.
Çiçeğimin göz göre susuzluktan can çekişmesine kıyamadım, suyu dökmek için uzandım. Kanatlarını kaldırarak yaklaşma demek istedi. Yumurtalar ikilenmişti. Kararlıydım, suyu döktüm.
Daha öncekilerden biliyordum. Kumrular hemen her zaman iki, en fazla üç yumurta yapardı. Öğrendim ki kuluçka dönemleri onbeş gün sürermiş.
Bunlarınki kaçıncı günlerindeydi acaba?
Birkaç gün sonra baktığımda kuluçkaya devam ediyor gibi geldi.
Çiçeğimin yaprakları boynunu bükmüştü.
Suyu gören kumru korkuyla kanatlarını serçe kaldırdı. İki – iki buçuk santim boyunda bir yavru annenin ayakları dibindeydi. İkinci yumurta olduğu gibi duruyordu. Çatlayan yumurtann kabukları yoktu.
Çiçek, yumurtalar, ana ve yavru kumrucuk ve fotograf... Hiç birinden vaz geçemiyordum. Fotograf makinesini kapıp geldim. Ama ana kumrunun korkulu gözleri karşısında yaşadığım çelişkiyle fotograftan vazgeçtim.
Burada da yaşam çelişkiler, seçimler, kararlarla şekillenmeye devam edecek gibiydi.
Her zaman yaptığım gibi eve girer girmez hiç izlemediğim televizyonun düğmesini açmak yerine; yatak odasının penceresine koşup camı açıyorum, televizyonu unutmuştum bile.
Sonra ikinci yavru da çıktı.


..............................16.07.2007


Ana kumrunun ürkekliği bana da yapıştı.
O yavrularına zarar vermemden, ben dokunma ve fotograf çekme duygularıma yenilip onlara zarar vermekten korkuyorum. Diğer yandan fotografını çekememenin ızdırabını yaşıyorum.
Yakınlaştırıcı objektifim olmadığına; şu anda onu alacak bin küsur liram olmadığına, daha uzun süre de olmayacağına yanıyorum. Bu fotografların da kaçan fırsatlar gibi kaçıp gittiğine üzülüyorum.
Boğucu sıcaklardan bunaldıkça başımı koyduğum yastığın yerini her gün değiştiriyor, gittikçe kumrularımın yuvasına yaklaşıyorum. Açık havada aramızda kaldı kırk kırkbeş santimlik bir uzaklık. Birbirimizin nefesini duyarak, yazık ki huzurla değil, tetikte bekleyen korkuyla uyuyoruz. Anne benden ürküyor, ben ise annenin benden korkup yavruları alıp gitmesinden.
Bir gece çiçeği sularken anne kaçıp gitti. Camı kapadım, rüzgar esiyor. Sürekli uzaktan izliyorum, anne gelmiyor. Yavrular bana titriyormuş gibi geliyor. Dayanamayıp camı açtım. Yavrulara dokundum. Beni anneleri sanıp ağızlarını açtılar. Cılız ayakları üzerinde yükselerek avucumun içine sığınmaya çalışıyorlar. Henüz tüylenmedikleri için vücutları buz gibi. Anne kokumu alır onlarla ilgilenmez diye telaşa kapılıyorum. Fakat saatler sonra bile yuvaya dönmeyince yavruların çevresine pamuklar yerleştirdim. Bir süre sonra kontrole gittiğimde, yavrular pamukların altına girmişti.
Anneyi kaçırdım diye kendimden nefret ediyorum. Sabah anneyi tuvaletin camında gördüm. Korkulu gözlerle bana bakıyor, yavrularının yanına gitmiyor. Hemen pamukları aldım, evden çıktım. Döndüğümde yavrularını kanatları altına almıştı. Derin bir oh çektim.


................................22.07.2007

Bir gün anne yuvada değilken yavruların fotografını yakından çekmeye cesaret ettim. Nasılsa küçükler, belki henüz korkuyu öğrenmemişlerdir. Yanılmamışım.
Artık sıcak havalar yüzünden pencere sonuna kadar açık. Nerede ise her gün baş başa uyuyoruz. Ürkekliğimizi yenebilmiş değiliz. İki taraf da tedirgin.
Yavrular öylesine çirkin ki bazen kendime bunların nesiyle ilgileniyorsun diyorum. Sonra, neye göre çirkin diyorum. Birkaç hafta, hatta ay sonra anneleri kadar güzel olacaklar diyor, heyecanlanıyorum. Sonra neye göre güzel diyorum.
..............................26.07.2007


Onları anneleriyle fotograflamanın dayanılmaz hafifliğine yenildim.
Anne ile aramızda bir inatlaşma. Konuklarımı rahatsız ettiğim için kendime kızıyorum.
İnsan olarak, fotografçı olarak yaptığımın etik olup olmadığını sorguluyorum.
Sonraki günlerde anneyi göremez oldum. Artık anne yavrularla ilgilenmiyor sanıyorum. Benim geldiğimi duyan yavrular heyecanlanıyor. Anneyi kaçırmış olduğumu düşünerek çıldırıyorum. Onları nasıl besleyip büyüteceğimi düşünüyorum. İnternetten, veteriner arkadaşlardan araştırıyorum. Kimseler yardımcı olamıyor. Çıldırıyorum.


..............................27.07.2007


Şaşılası bir şey yavrular her geçen gün inanılmaz bir hızla büyüyor. Yanlarına yiyecek, su koyuyorum. Kontrol ediyorum; yenmemiş, içilmemiş.
Her evden çıkış ve eve girişte kontrole devam ediyor, ender olarak da birkaç kare çekiyorum.
Yavrular da her geçen gün palazlanıp, annelerine benzemeye başladılar.
Bir gün çalışırken yatak odasından gelen seslere gittim. Anne gelmiş, yavruları doyuruyor. Yavruların biri sağında biri solunda gagalarını annelerinin gagalarına yerleştirmişler. Kedilerin annelerini emişi gibi besleniyorlar. Annenin gagası külaha, anne ve çocukların başları da birer top dondurmaya benziyor. Bir külahta üç top dondurma. İzlediğim görüntü muhteşem.
Bu görüntü atlanır mı? Hemen makineye koşmalıyım.


..............................27.07.2007


Durdum. Fotografa boş verip, artık onları hiçbir şekilde rahatsız etmemeyeceğim dedim.
Dün akşam eve gittiğimde anne ve yavrulardan biri yuvada yoktu. Annesi tedirginliğini ona bırakıp diğer yavruyla gitmişti.

..............................28.07.2007


Yuvada kalan muhtemelen son çıkan yavru olmalı. Bu gece eve vardığımda onu da göremeyeceğimden korkuyorum. Onu ürkütmemek için eve gitmemeli miyim?
Ya da belki son bir kez daha bu gece görebilirim diyerek işten eve mi koşmalıyım?...

İstanbul, 02.08.2007 – Fatma Özdirek
.

11 Comments:

Anonymous Adsız said...

Gerçekten güzel yorumlamışsın izlenimlerini resimlerde harika,insanın kumru hakkında bir şey aradığında senin gibi insanlar tarafından üşenmeden yazılmış yazılara ulaşması ne kadar hoş anlatamam. Teşekkürler arkadaş..

6:34 ÖS  
Anonymous ekremkavak said...

yaşamın tamamen kendisini sergiledin.tebrikler

2:10 ÖS  
Blogger Cüneyt said...

Yazılanlardan çok etkilendim.Zaten kumru beslemek istiyordum.Fotoğrafları görünce bu isteğim katlanmış oldu.Siz hayvanseverlere selam olsun

4:33 ÖS  
Anonymous sacide said...

şu anda aynı anlattığın durumdayız ailem ve kuşlarımız ...anne kumru bir yavru bir yumurta aşamasında..googleden kuluçka kaçgün sürüyoru öğrenmeye çabalıyordum ki ..detayıyla öğrendim..sağol..aynı korkuları bizde yaşıyoruz..ama fotograf çekmedende duramıyoruz..16 gün sonra ilk yavru çıktı yumurtadan ..evet kabuklar yoktu ..bir yumurta daha var ..bekliyoruz

10:05 ÖS  
Anonymous ruveyda said...

bizim yavru kumcuğumuz yuvadan düştü biri alıp gitmiş acaba nasıl besleyecek merak konusu ... bende araştırma yaparken bu sayfayı buldum çok güzeller inşaallah yavrucuk ölmez... sağlıcakla...

9:05 ÖÖ  
Blogger elifertem_1997 said...

ben de çok heyecanlıyım ve sabırsızlıkla bekliyorum. henüz bir kaçgündür burda kumru bende fotoğraf ekemeden duramıyorum. ilk geldiğinde yumurta bir taneydi bugün yani 2. gün bir tane daha yumurtladı. sabırsızlıkla çıkmalarını bekliyorum.teşekkürler...

7:04 ÖS  
Blogger sedef said...

benimde camıma kumru 2 adet yumurta bırakmış yalnız ben bişey farkettim
Bir kuyğu kısalıp uzayamayacağına göre 2 tane kumru kuluçkaya yatıyor
2 adet yumurta var 1 hafta kadar oldu 1 bu hafta içinde demekki yavruları görebileceğiz
Sizinde dediğiniz gibi aman bırakıp gittimi kuluçkadamı yumurtalar çatladımı dakka başı onlarla ilgileniyorum çok güzel bişey :))

3:09 ÖS  
Anonymous Adsız said...

Bu gün babam ablamlara gitti ..
Taşınıcazda koli almaya .
İşte Kapıyı açtımızda bi tane elinde kumru yavrusu gördük .Kapının önünde yerde yatarken bulmuş =(
Sanırım 13-14 günlük .
Evde onu Ekmeğin içiyle besliyoruz
Doğrumu yapıyoruz acaba .. ??
Bir fikir werirseniz çok sewinirim
Ben kuşları çok sewiyorum
hatta evimde bi tane muhabbet kuşu besliyorum .
Hepinize ßß

11:16 ÖS  
Blogger Fatma Özdirek said...

:)
Ne yazık ki ben de bilmiyorum. Fakat emek içinin bir zararı olacağını sanmıyorum.
Kuş yavruları ilk zamanlar annesinin ağzından beslenir. Herhalde çiğnenmiştir yiyecekleri.
Siz de en azından su veya süt ile ezerek ekmek ya da bisküvi verebilirsiniz. Çok kısa zamanda da kuş yemlerine geçecektir.
Kumrular inanılmaz bir hızla büyüyor.
Belki de ben notunuzu görünceye kadar bu gerçekleşmiştir bile.
Selamlar...

5:27 ÖS  
Anonymous Adsız said...

merhabalar

bizimde yaklaşık 15 günlük yumurtası olan misafir bir kumrumuz var, ona elimizden geldiğince ürkütmeden bakmaya çalışıyoruz, her akşam ve sabah uyandığımda onu, o yumurtanın üzerinde görmek, bambaşka bir duygu, onu çok seviyoruz

9:18 ÖÖ  
Anonymous Adsız said...

Bizde gecen sabah eşimin ofisinin kapısında bir kumru yavrusu bulduk...eşim sabah ve akşamları yumurta sarısı yada herhangi bir yiyeceği iyice çiğneyip yavrunun gagasını ağzına alarak onu besliyor. ilk olanında acemilik çektilerse de şimdi çok güzel anlaşıyorlar.:) tek sorun, evin içinde oradan oraya uçuyor olmasına rağmen ne zaman özgür bırakacağımıza karar veremememiz.

9:45 ÖÖ  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home