Çarşamba, Haziran 20, 2007

İki Yeni Kitap

Ruh ve kalemlerinin gücünü bildiğim BorgesDefteri'nden sevgili yazın dostlarım Ali Rıza Arıcan ve Dr. Ulaş Başar Gezgin'in kitapları ARA-lık yayınlarından çıktı.
Bir Asya tutkunu olarak büyük bir keyifle okuyacağım.
Sevgilerimle kutluyorum.
Fatma Özdirek

******

ÖYKÜ:

PASİFİK ÖYKÜLERİ - Ali Rıza Arıcan

On iki öyküden oluşan bu kitap yazarın Tayland'da ve Vietnam'da yaşadığı yıllarda yazmış olduğu öykülerden bir kısmını barındırıyor. Öykülerde belirli bir konu etrafında odaklanma olduğu söylenemez. İnsana ait doğallıklardan söz ediyor yazar. Aşktan, dinden, dostluktan, özgürlükten, sırdan ve burada sayılarak bitirilemeyecek pek çok bildik kavramlara açılıyor her bir öykünün kapıları. Kitaptaki öyküler sırasıyla şöyle: Kitaptaki öyküler sırasıyla şöyle:

İlâhi Şaka: Kitap okuyarak düşünce dünyası değişen bir Budacı rahibin zincirlerini kırıp, kendi özgürlüğü ile karşı karşıya kalmasının öyküsü.

Palyaço: Gülmekten başka bir şey bilmeyen, zevk düşkünü bir gencin nasıl olup da bir devrim kahramanı olduğunun ilginç ve gülünç öyküsü.

Genç Bir Yazarın Portresi: Genç bir yazarın yaşamla, dostlukla, aşk ile olan mücadelesinin içinde meydana getirdiği fırtınalar.

İnat: Doğu-Batı ikileminde de okunabilecek bu öykü, inatçı bir İngiliz ile ona yardım eden bir Türkiyeli'nin birlikte giriştikleri balık yetiştirme serüveni.

Hiç Bitmeyen Sözlük: Wikipedia'nın ortaya çıkmasından önce yazılmış olan bu öykü sonu gelmeyen bir sözlüğü yazma işine girişen köy ahalisinin çabalarını ve bu köy hakkında bilgi almak isteyen bir gazetecinin gerçeği öğrenme uğrunda karşılaştığı zorlukları konu ediniyor.

Duvar: Hem aydın-köylü çatışması ekseninde hem de teleolojik Tanrı kanıtlamaları ekseninde okunabilecek bu öykü kısalığı ve doluluğu ile okuyucuya şaşırtıcı bir serüven sunuyor.

Kuyu: Bir yönüyle "Alice Harikalar Diyarında" masalını andıran bu öykü daha çok bilinçdışına yapılan derinlemesine bir yolculuk olarak algılanabilir.

Balık:
Ne kadar rasyoneliz? Modern hayatın çarkları arasında özgürlüğümüzü ne derecede yaşayabiliyoruz? Yoksa bir koyun sürüsüden tek farkımız iki ayak üzerinde yürüyor olmamız mı?

Çelişki: Tayland'da yaşayan bir Budacı rahibin elinde olmayarak güzel bir kıza aşık olması ve bunun sonucunda yaşadığı bunalımın öyküsü.

Zaman: Dağların arasında sıkışmış kalmış, kendi yetiştirdikleri ile geçinen bir köye günün birinde cezalarını çalışarak çeksinler diye iki mahkûm gönderilir. Mahkûmların yanlarında getirdikleri çantada köyün kaderini değiştirecek bir şey vardır.

Tokcay: Aşırı sevimli ve yaramaz bir köpeğin satılmasından sonra sahiplerinin başından geçen olayların, insanlar ile hayvanlar arasındaki güçlü bağın, yalnızlığın ve terk edilmişliğin öyküsü.

Göz: Vietnam'da yeni çalışmaya başlayan paranoyak bir mühendisin güncesinden birkaç sayfa. Paranoyak olduğumu biliyor olmam takip edilmediğimi garantilemez değil mi?

******************************

ANLATI:
ASYA YAZILARI - Dr. Ulaş Başar Gezgin

‘Asya’ denince aklınıza ne geliyor? Çekik gözler? “Çan çin çon” sözü? Yoksulluk? Yoksa uyanan bir dev mi?

Bu kitap, size Asya’da çok daha fazlasının olduğunu gösterecek.
Avrupalılardan daha önce, Amerika’yı ilk keşfeden Türk kökenli Çinli amiral Zheng He ile 1421’de uzun bir deniz yolculuğuna çıkacak; oradan 2500 yıl önce Çinli bilge Sun Tzu tarafından yazılmış ilk strateji kitabının sayfalarında gezinecek, ama sonra bu bilgelik ve felsefe ülkesinin bugünkü toplumsal çöküşüne tanık olacağız.

Don Kişot’tan önce bir Japonyalı kadın yazar tarafından yazılmış ilk romanı birlikte okuyacak, ‘Japon mucizesi’ üstüne düşüneceğiz.

Japonya’da aşırı çalıştırılmaktan ölümleri, Hindistan’da kast düzenini, Kuzey Kore-Güney Kore sorununu, yorucu çözümlemelere girmeden, hepimizin okuyabileceği akıcılıkta gözden geçireceğiz. Siyam ikizlerinin öyküsünü öğrenip yine Siyam’dan bir köy romancısını tanıyacağız.

Ve en sonunda, “Antarktika Tellioğullarındır!” deyip Antarktika üstüne sürmekte olan paylaşım savaşını ele alacağız.

Ve her bir yazıdan sonra, dinlenmek, sanatın o hoşduyusuna kapılmak için Asya’dan çeşitli şiirler okuyacağız: “Ekmek parası mı kazanayım şiir mi yazayım?” diyecek Nepalli bir şair… İşgal dönemi Koresi’nden bir şair, “çalınmış tarlalara da gelir mi bahar?” diye soracak ülkesini düşünerek… “Benim ülkem cennet değildir” diyecek Filipinli bir şair, ülkesindeki yoksunluklara tanık olmamış turistlere… Ve Jose Rizal, bağımsız düşüncenin bu yiğit oğlu, son hoşçakalıyla veda edecek hepimize ve ardından bir şair “henüz değil Rizal henüz değil” diyecek…

Yorucu olmayan ama uzun bir yolculuğa çıkaracak sizi bu kitap ve bittiğinde, kitabı okumadan önce Asya’ya ilişkin olarak ne kadar az şey bildiğinizi şaşırarak farkedeceksiniz…
.

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home