Perşembe, Ocak 25, 2007

KARANFİL ORMANI - Hakan İşcen















DÜN HRANT, BUGÜN UĞUR…
YETER Kİ, GÖZÜMÜZ KARANLIĞA ALIŞMASIN.

Bugün baba-kız el ele yürüdük Hrant’ın peşinden. Defterin dediği gibi, örgütlü bir topluluk asla değildi. Daha çok üç-beş kişilik grupçuklardan oluşan, Demokrasiyi içselleştirmiş toplumlarda böyle cinayetler karşısında özendiğimiz gibi, ortak bir aklın çevresinde, ortak bir vicdan yorumuyla, ortak bir refleksle oluşmuş bir kalabalıktı. Her türlü, inanç, düşünce, ırk, etnik kimlik aidiyetlerinin üstünde sadece insan olmanın gerektirdiği bir katılımdı. Binlerce Türkün(İnsanın) ellerinde “Hepimiz Ermeniyiz!” pankartıyla yürüdüklerini görmek Borges öyküleri kadar gerçeküstü, ama bir o kadar da büyüleyici idi. Herhalde Rakel Dink’in Sevgilisine atfettiği konuşması, Sevgili Uğur Mumcu’nun “Ey halkım, unutma bizi…” diyerek bitirdiği “Sesleniş” konuşması gibi, odalarımızın duvarlarını süsleyecek. 13 yıl önce bugün, Ankara’da onun ardından da yürüdüm. O gün için de, yüz bin demişlerdi. Üstelik hava buz gibiydi. Zaman zaman sulu kar yağıyordu. Kuyruğun ucu başı belli değildi. Dünkü “Sarı Gelin”, on üç yıl önce bugün “Yiğidim Aslanım, burada yatıyor…” olmuş, yürekleri rendeleyerek karanfil yağmuru altında söyleniyordu.

Yüz düşürmeyelim; aydınlıklar sonunda karanlıkları her zaman boğar.
Yeter ki, gözümüz gönlümüz karanlığa alışmasın!

Sevgili Uğur Mumcu için…

K A R A N F İ L O R M A N I

masmavi bir şafağın berzahındayız…

korkunun
öfkeden patlamış gözbebeklerine
dışkı kokan nefesine aldırmaksızın
o irinli, kanlı dudaklarından
kız oğlan kız şehvetiyle öpüşün,
masmavi kocaman yüreğini
titreyen metal çomaklara
ilahi bir gülümsemeyle
kendiliğinden uzatman var ya;
tüm zamanların
tüm cellatlarını
ölesiye çileden çıkarır,
güneşi gören kuduzlar gibi
çılgına çevirirdi.

o kıyamet gününde
uzaklardan belli belirsiz
havasını henüz bulmuş
eski bir Ankara Türküsü duyarsan eğer,
masmavi yüreklerin
aynı devinimle soluklandığını,
uyuşmuş ayakların
buzlu taşlardaki tuzlu alkışlarını işitirsen,
bil ki
alev alev yanan
kırmızı karanfil ormanının ardında
masmavi bir şafağın berzahındayız.

Hakan İşcen

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home