Pazartesi, Temmuz 10, 2006

Güle güle sevgili Eser Tunguç...

Can dostumun biricik abisi, benim sevgili dostum.
İlk merhabamız Van yolculuğundaydı. Yazın en sıcak zamanlarından birinde gündüzleri Van gölü çevresini dolaşır yorulur, akşam senin sazın sevgili Yarserciğim’in söylediği türküler eşliğinde yorgunluk atardık. Bir sabah Süphan dağına tırmanılacaktı. Ben yediklerimden rahatsızlanmış tırmanamamış, akşama kadar karnımdaki ağrı ile boğuşarak sizin dönüşünüzü sabırsızlıkla beklemiştim. Dönmüştünüz, lakin oldukça güç bir dönüş olmuştu. Suyunuz yetmemiş, ciddi sorun yaşamıştınız. Yarser döndüğünde ayakta duracak halde değdi. Susuzluktan nasıl ölünebileceğini öğrendiğini söylüyordu yaşlı gözlerle. Susuzluktan yerdeki otları kemirdim, abimin bana ayırdığı salatalık olmasaydı ölürdüm diyordu. Nasıl güzel bir duyguydu düşünülmek. Keşke benim de bir abim olsaydı diye burulmadım desem yalan olur. İkinci buluşma Tire’de oldu. Yanlışlıkla bizi aynı odaya vermişler, biz şimdi ne yapacağız telaşına girmiştik. Neyse ki ikimize de ayrı oda bulunabilmişti. Biz ayrı odalarda kalmıştık kalmasına da, farkında olmadan dostluğun pak odasına girmiştik.
Bu dostluk sesle, sazla, sözle; ille de güzelliklerle sürdü...
On yaşındaki yeğenim Öykü’yü ilk kez kampa götürmüştüm. Çocuk çok mutluydu, fakat çocuk işte, gece olunca ana baba kardeş özlemi tuttu bir hüzne bulandı. Gece çadırda güçlükle uyuttum. Sabah bir de baktık yanımıza bir komşu çadır konmuş. Öykü, Eser abiyi tanımaz ama çadırından başını çıkartıp o sevimli gülümseyişini ona sununca, ben de “Aaaa Yarser teyzenin abisi komşu gelmiş yanımıza” deyince O’na yetmişti.
O gün zorlu Sansarak kanyonunu bitirmiş, grubun ardından epey mesafede üçümüz yürüyorduk. Eser yine bize bir sürpriz yaptı ve mızıkasını çıkardı. Onun nağmeleri eşliğinde Öyküyle el ele tutuşarak kelebek yürüyüşü yaptık, dans ettik. O ise bir elinde asası, diğerinde mızıkası gülücükleriyle bizim mutluluğumuzu izledi. Karanlık basınca Öykücük yine aileyi özledi. Bu defa da Eser hocanın curası imdada yetişip, ninni yerine geçti.
Sevgili oğlunun nikahında yüzündeki mutluluğa tanık olmayı yaşadım.
ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu’nun İstanbul’daki her konseri için kardeşiyle bana bir davetiye iletti. Türkülerin, Halk oyunlarının en yalınını son günlerde O’nun sayesinde dinledim, izledim.
Zaman geldi seninkiler benim, benimkiler senin yakının oldu.
1 Nisan’dan 8 Nisan’a kaydırılan konser tarihiniz beni yanılttı, görev addettiğim bir başka konsere gitmek zorunda kaldım. Böylece son konseri belki de son buluşmayı kaçırdım.
Geçen 19 Mayıs Taraklı kampında “Kütahya’nın pınarları”nı Yarser’den dinlemiş... Keşke diğer Kütahyalı da curası ile bu güzel sese eşlik edebilseydi ne güzel olurdu diye düşünmüştüm. Seni gelmeye ikna etmek için ne diller dökmüştük, ama gelememiştin.
3 Temmuz Ruhi Su’yu anma konserinde Açık Hava Tiyatrosu’ndaymışsınız, çıkışta rastladığım Vural bey söyledi. Ama benim her zaman olduğu gibi yine acelem vardı. Seni arayıp bir merhaba diyemedim, zira Sıdıka hanım hastalanmış hastaneye kaldırılmıştı, O'nun durumunu merak ediyordum, O’na koşturmuştum. Anı yaşamayı öğrenememiştim, belki hiç bir zaman da öğrenemeyeceğim hocam.
Kardeşinin mani yazdığını benden öğrendiğini söyleyip, sitem ettin...
Okyanusun tuzlu sularından gelip, selam ettin...
Ah dostum... Karadeniz’den de kara haber değil de yine selamın geleydi, ne olurdu....
Duyarlı yüreğini, sazını sözünü, dostluğunu, zarif gülüşünü çok özleyeceğim.
İşte geldik, gidiyoruz....
Hoşça kal sevgili dostum.

3 Comments:

Anonymous Adsız said...

sevgilerimle fatmacığım, bunu yarser ablaya okutacağım necla

9:54 ÖÖ  
Blogger Ceren said...

Ufacık bir hatıra derdim 9 Temmuzdan öncesinde meğer ne kadar büyükmüş. 13 yaşındaydım doğum günü hediyesi bir hatıra defteri gelmişti. ilk annem ve babam yazdı o hatıra defterine. babam bir 4 lük karalamıştı. Hala sakladığım o hatıra defterinden:
Sıra sıra şişeler..
Kurumasın meşeler..
Benim kızım Cerendir..
Darılmasın Ayşeler...

Babamla her görüştüğümde hayatındaki yerlerinizi, sizlere duyduğu sevgi ve yakınlığı dinledim.. İyi yada kötü her anında yanında olduğunuz, onunla payaştığınız ve herşeyden önemlisi ona olan sevginiz için kızı A. Ceren Tunguç olarak teşekkür ediyorum.

Sevgiler

5:54 ÖÖ  
Anonymous NO-NAME said...

I KNOW U ARE CLOSER TO GOD NOW.CLOSER THN EVER BEFORE...
HERE ON EARTH STANDS A FELLOW OF YOURS...

SELAM OLSUN SANA ...ALLAHIN RAHMETİ ORADA DA SENINLE OLSUN ..OPTUM YANACIKLARINDAN


Y.K

9:09 ÖS  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home