Salı, Mayıs 16, 2006

Şairin ölümü



Ben niye hep meteor ile metafor çarpmasını karıştırıyorum ki?
Her iki sözcüğün “met” ile başlayıp çarpmasıyla dağılmalar yaşandığı için mi?
Met... Me(t)d-cezir... Yine bir çarpma ve dağılma...
Şair Cenk Koyuncu’nun ölüm haberi ile dağıldım birden...
O'nu tanıma(z)dım. Yazık ki hiçbir şiirini okumadım ya da anımsa(ya)mıyorum da.
Peki bu durumda niye meteor çarpmış gibi dağılıyordum?
Sadece, ölüm sözcüğünün soğuk çağırışımı mıydı beni tuzla buz eden diye düşünüyordum ki “Ben sözcüklerimi kağıt bir gemiye yükleyip saldım, senin sahiline ulaştıysa ne güzel!” diyen bir başka şair sevgili Hakan İşcen’in
“Bir şair öldüğü zaman yitirdiğimiz, sadece aşina bir yüz veya sevgi dolu bir yürek değildir. Onun aklına düşecek imgelerle birlikte zihnimizde kıprıştıracağı düşlerimiz, hüzünlerimiz, coşkularımız, aşklarımız da ölür.
Bir şair öldüğünde biraz biz de ölürüz.”
diyen iletisi Defter’e düştü. Bilmecem çözüldü...
O'nun imgelerini tanımamış, eksik kalmıştım. Şimdi imgeleriyle tanışmış, ama kim bilir daha ne imgeler üretecekken gitti diye düşünürken dağılmıştım.
Evet sevgili Hakan, zihnimizden seken en güzel imgeler O’nun olsun....

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home